Sunday, March 23, 2008

HAYDİ HAYIRLISI...

[Haber Yorum - Mümtaz'er Türköne] Dikkat! Bir darbe önleniyor...
Türkiye, Baasçı bir darbe organizasyonunu tasfiye ediyor. Ergenekon soruşturması, Baas modelinde silahlı bir kalkışma ve hükümet darbesi teşebbüsünü deşifre edip, akamete uğratıyor.
Tehdit bizim AK Partililiğimize, CHP'liliğimize, MHP'liliğimize yönelik değil. Tehdit hepimizin varlığını, ülkenin sahip olduğu her şeyi hedef alıyor. Hedef bizim laik yaşam biçimimiz veya muhafazakâr değerlerimiz değil, devletin ve milletin varlığı.
Ergenekon soruşturmasını, AK Parti iddianamesinin rövanşı olarak görenlerin ve soruşturma sürecine siyasî tepkilerini koyanların bir değil bin kere daha düşünmesi şart. Karşı karşıya gelenler siyasî kamplar değil; tersine birileri iktidar projelerini yürütürken siyasî kırgınlıkları ve karşıtlıkları da malzeme olarak kullanıyor.
Hafızalarımızı tazeleyelim.
Baasçılık, ortak paydası seçkincilik ve öncülük olan aydın-subay ittifakının iktidarıdır. Cuntalaşma ile sağlanan biraz silah, biraz sosyalist ideoloji, biraz anti emperyalizm ve bol miktarda seçkincilik ile harmanlanan dikta yönetimi Baasçılığın sığ ve basit dünyasını anlatır. Türkiye'de 27 Mayıs darbesi bu modele uygun olarak yapılmış ve Mısır baasçılığı örnek alınmıştır. Akamete uğrayan ve tarihe "9 Mart Cuntası" olarak geçen darbe teşebbüsü de Baasçı bir deneme idi. 37 yıl öncesine ait bu darbe teşebbüsünün en faal ismi, önceki gün gözaltına alınan İlhan Selçuk'tu.
Baasçılık bir azınlık diktasını savunmaktır. Gerçekte sosyalizmle değil faşizmle akrabadır. Türkiye'de 1960'lı yılların sonunda başlayan ve 70'li yılları da kapsayan öğrenci hareketlerini başlatan, bu Baasçı iktidar arayışıdır. Yön Dergisi etrafında temsil edilen Millî Demokratik Devrim stratejisi, yani "ilerici asker-sivil ittifakı"nın öncü sosyalizmi ile gerçekleşecek "sosyalist askerî devrim" Baasçılığın özetidir. 9 Mart darbe teşebbüsünün hemen öncesine tesadüf eden ve aniden tırmanan şiddet olayları (banka soygunları, Amerikan askerlerinin kaçırılması, ODTÜ olayları gibi silahlı kitlesel şiddet) bu darbenin ön hazırlığı idi. 12 Martçıların, sol ideolojiye uyguladığı şiddet, Baasçılığın yenik düşmesi yüzündendir.
Bazı ayrıntılara dikkate edelim. Cumhuriyet Gazetesi'ne bomba atılması ve Danıştay saldırısının, darbe zemini oluşturmak için girişilen eylemler olduğu artık ortada. Doğu Perinçek'in sorgusu sürerken avukatı aracılığıyla verdiği yazılı beyanatta "Özel Kuvvetler"i savunmaya girişmesi, organizasyonun çapı hakkında bir fikir veriyor. Hazırlıkların, tıpkı 9 Mart Cuntası gibi rejim değiştirmeye yönelik bir teşebbüs olduğu şüphesi ağırlık kazanıyor.
Karşı karşıya olduğumuz tehlikenin ne kadar büyük olduğunu, bu darbe teşebbüsünün tarih dışılığı gösteriyor. Soğuk Savaş'ın bitmesi, dünyanın farklı bir kisveye bürünmesi ile bu ve benzeri darbelerin şartları, artık ilkel kabile toplumlarında bile kalmadı. Bizde ise, özel şartlar yüzünden devlet içinde bazı gayri meşru iktidar alanları yaşamaya devam etti. Şimdi, bu güçler son bir hamle ile tasfiye edilmelerini engellemek üzere bir intihar eylemine girişiyorlar. Bütün şartlar karşılarında olduğu için, akıl ve mantık dışı bir cinnet halinde bulunuyorlar. Kısaca kan dökmeye hazırlanıyorlar.
Suriye'de Hafız Esad'ın Baasçılığı, nüfusun % 15'ini teşkil eden mezhep azınlığına dayanıyordu. Türk Baasçılığının mezhep renginin, sadece kitlesel destek arayışından ibaret olduğunu, bu mezhebe mensup olanların da unutmaması lâzım.
Teşebbüs tarih dışı. Gözünü iktidar hırsı bürümüş delilerin marifeti. Tehlike bu yüzden büyük. Ve bu yüzden demokrasinin şeffaflığına ve hukuka daha fazla ihtiyacımız var. Hepimiz Ergenekon soruşturmasını yürütenlere destek olmakla mükellefiz.
MÜMTAZ’ER TÜRKÖNE
24 Mart 2008, Pazartesi Zaman

"KAÇ DİŞLİ?"

Kaçlı standart?
İlhan Selçuk 1925 doğumlu olduğuna göre kaç yaşındadır, 83 mü, 85 mi? Acındırmak için kafadan iki yaş eklenebilir mi acaba kendisine? Hipertansiyon hastası olanlar gözaltına alınamazlar mı? Benim de hipertansiyonum var, yaşım 56, acaba ben alınabilir miyim? Yargının işine karışılır mı karışılamaz mı? Sürmekte olan soruşturma hakkında yorum yapılabilir mi yapılamaz mı? Bir savcı iktidar partisi aleyhinde kapatma davası açabilir ama başka bir savcı bir muhalefet partisinin genel başkanını sorgulayabilir mi sorgulayamaz mı? Bazı savcılara "görevini yap yoksa karışmam haa" diye tehditler savurup, bazı savcılara da "görevini yapma yoksa karışmam haa" denebilir mi denemez mi? Benim savcım senin savcını döver mi? Siz "o kadar da demokrat değilsiniz" de bu kadar mı demokratsınız? Sabah 04.30 uygun bir saat değilse, uygun saat kaçtır? Mesai saatinin başlangıcı mı, yoksa dokuzu beş geçe mi? Bir keresinde beni 01.30'da almışlardı, uyar mı? "Hesaplaşmaya hazır olun" diyen adam lokantadan elini cebine atmadan kaçabilir mi, kaçamaz mı? Suça bulaştığına inanmasak sıyırır mı, yoksa bizim inanmamız ya da inanmamamız yargıyı ırgalamaz mı? Yargı bizim işimize geldiği zaman yüce, gelmediği zaman tu kaka mıdır? Türkiye'de hukuk var mıdır yok mudur? Hukuk herkese lazım mıdır yoksa bazılarına lazım değil midir? CHP yöneticileri Cumhuriyet Gazetesi'ne üzüntü ziyaretine gidebilirler ama AKP'ye gidemezler mi? Tuncay Özkan da içeri alınıp çıkarsa kurultayda Deniz Baykal'ı devirebilir mi, deviremez mi? İlhan Selçuk "işkencecilerini" bu sefer de affeder mi, affetmez mi? 9 Mart askeri darbesi iyidir ama 21 Mart sivil darbesi kötü müdür? Bu bir maç gibiyse, taraflardan biri "normal süresinde" kazanacak mıdır, yoksa maç penaltılara kalacak mıdır? Penaltılara kalacaksa, kalenizde Volkan gibi bir adamınız var mı? Bu sefer de "hakem düdük çalabilir" mi yoksa çaldırmazlar mı? "Çifte standart" çok gördük ama sizinkisi kaç dişli hemşerim
Engin Ardıç Sabah

Saturday, March 15, 2008

LET'S MEET ON 25th APRIL 2008 IN GALLIPOLI!

"Bu memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar,burada bir dost vatanın toprağındasınız,huzur ve sükun içinde uyuyunuz. Sizler Mehmetçiklerle yanyana koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar,göz yaşlarınızı dindiriniz,evlatlarınız bizim bağımızdadır,huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır. Onlar bu topraklarda canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır. "(Atatürk)

ŞEHİTLER ÖLMEZ!

19.FIRKA 72.ALAY 3.TABUR
“Çanakkale destanı ve bu cephede bir vatan savunmasının o muhteşem tablosunda 3.Tabur’un gerçekten müstesna bir yeri vardır. Küçücük bir birlik dağbaşı gibi dikilmiş, kıyılar hattında binlerce top mermisinin ateşini göğüslemiş ve kendisinden on kat üstün bir düşman tümenini harman edip hedefinden uzakta dize getirmiştir.
Yaşayan ve yaşayacak olan genç kuşaklar, bu kahraman tabura çok şey borçludur.”
Genel Kurmay Harp Tarihi Başkanlığı

Mehmet BOZAN 19. Fırka 72. Alay 3. Tabur



BU ONUR YETER!
47524827874 Baba adı:Mehmet Bozan Ana Adı:Medine
47515828156
47482829262
47455830196

8 TEMMUZ-BEHRAM/MirSeyitGaliyev
8 TEMMUZ-19. Fırka/Mehmet Bozan

Friday, March 14, 2008

Yeni Şafak yazarı Ali Bayramoğlu:"Beklemediğim bir talep. Başsavcının bu talebi gerçekten şaşırtıcı." AK Parti'nin 6 ay önce yapılan seçimlerde yüzde 47 oy oranı ile iktidara geldiğini anımsatan Bayramoğlu, "Yakın zamanda yapılan yoklamalarda da AK Parti'nin yine benzer bir oy oranına sahip olduğunu görüyoruz." dedi. Bayramoğlu, "Bu talep,'hükümet olabilirsin ama bizim çizdiğimiz çerçeve dışında ülkeyi yönetemezsin' talebidir." ifadesini kullandı.
"LAİKLİĞE AYKIRI HİÇBİR FİİL GERÇEKLEŞMEDİ"
Ak Parti Mersin Milletvekili Zafer Üskül:AK Parti Mersin Milletvekili Zafer Üskül, parti yönetiminin laikliğe aykırı hiçbir fiil gerçekleştirmediğini söyledi. Üskül, "AK Parti, toplumdan geniş bir kabul görmüş, Anayasal çerçevede faaliyetlerini sürdüren, hukuka bağlı bir partidir." dedi. http://yenisafak.com.tr/politika/?t=14.03.2008&c=2&i=105610

EN SAĞLAMI HALKI KAPATIN

Anayasa Komisyonu Başkanı Ergun Özbudun, açılan davayı "En iyi ve sağlam yol halkı kapatmaktır' diye yorumladı.
Anayasa Komisyonu Başkanı Ergun Özbudun, flaş gelişmeyi HABERTÜRK'e yorumladı.
HALKI KAPATIP UZAYDAN HALK GETİRİN
"En iyi ve sağlam yol halkı kapatmaktır. Uzaydan halk getirmektir. Bu gerekçelerin hiçbiri hiçbir demokratik devlette parti kapatma nedeni olmaz. Türkiye zaten yarı demokrasiye sahip devlet olarak görülüyor. Bundan sonra nasıl göreceği malum. Anayasa Mahkemesi'nin böyle bir kapatma kararı verebileceğini sanmıyorum"
14.03.2008Y.Şafak
"Ciddiye almayın"
14.03.2008 20:20 ( Kaynak:www.haberturk.com )
Bakan Günay: "İddianameler hep yazılır, kararı yargı verir""22 Temmuz seçiminde AKP yüzde 47'ye ytakın oy almıştır. AKP döneminde ekonomik ve toplumsal olarak herşey iyiye gitmiştir. Ama öyle anlıyorum ki Türkiye'nin iyiye gitmesini istemeyenler çok önemli yerlere sızmıştır. Bunu da aşacağız ama. Bu yapılanı çok üzüntüyle karşılıyorum. Türkiye'ye karşı bir haksızlık olarak görüyorum. Biz Türkiyeyi kalkındırmak için uğraşıyoruz. Ama içeriden ve dışarıdan bazıları buna engel olmaya çalışıyor. Ciddiye almayın. Bu tarz şeyler olur ama kararı yargı verecek"

Saturday, March 8, 2008

Saturday, March 1, 2008