Bizim anayasal düzenimizi üzerinde kurduğumuz çoğulcu ve özgürlükçü demokrasinin şifresi, "Farklıların birlikte yaşamaları"dır.Farklı görüşlerin, çıkarların, coğrafyaların ve her çeşit inancın, ideolojinin, siyasi partilerin mensupları kendileri gibi olmayanlara veya düşünmeyenlere çok öfkelenebilirler.Hatta bu öfkeler kamplaşmalara da dayanabilir.Ama son değerlendirmede, herkes ve her kesim birlikte yaşamayı, kendisi gibi olmayana tahammül etmeyi kabullenmiştir.Daha da ötesi, kendisi gibi olmayan ve düşünmeyenler açık, serbest, hukuk denetimindeki seçimde kazandıkları zaman, onların meşruiyeti tartışılmaz. "Sadece bizim kazandığımız seçimler meşrudur" veya "Cahillerin ve bilinçsiz kesimlerin oyu ağır bastı" benzeri söylemlerin, çoğulcu ve özgürlükçü demokrasilerde yeri yoktur.http://www.sabah.com.tr/barlas.html